Benler Ne Zaman Tehlikeli Olur?

Hemen hemen her insanın vücudunda bulunan bazı benlerde zamanla değişiklikler olabilir. Bu değişikliklerin bir kısmı iyi huylu değişiklikler olup bir kısmı da kanserleşme yönünde değişimlerdir. Mersin’de cilt ve deri hastalıkları, deri tümörleri, alerjik deri hastalıkları ve kozmetolojik dermoloji alanında hizmet veren Dermatolog Uzm. Dr. Ayşegül Güney, riskli benlerin nasıl fark edileceği, tedavisinin nasıl olacağını yazdı. Gelin birlikte bakalım…

Benler, hemen herkesin cildinde bulunan genellikle iyi huylu yapılardır. Doğumda daha az sayıda bulunan benler, ilerleyen zamanlarda çocukluk ve erişkinlik ile birlikte hormonal etkiler, ergenlik ve gebelik ile birlikte artmaktadır.İnsanların genetik yatkınlığı ve güneş ışınlarına daha fazla maruz kalmaları da ben sayısındaki artışta etkendir. Benlerin çapı, görünüşü ve rengi de zamanla değişir ve kabarık bir hale gelebilir. Bütün bunlar benlerin büyüme sürecinde normal bulgular olabilir. Ancak bu değişimlerin 1-2 ay gibi kısa zaman aralığında görülüyor olması önemlidir.

Hangileri daha risklidir? Benlerdeki hangi değişiklikler risk teşkil eder?

Bende asimetrik bir yapı varsa ve ani bir şekilde büyüklüğü, rengi ve şeklinde değişimler yaşandıysa bu noktada dikkatli olmak gerekir. Asimetrik görünümlü, beş milimetreden büyük ve rengi koyu kahverengi, siyah, açıkkırmızı gibi iki ya da daha fazla renkli benler riskli olabilir. Bütün bu belirtilerin yanında üzerinde kanama, kabuklanma, tahriş olduğunda iyileşmenin gecikmesi gibi durumlarda dikkat edilmelidir. Vücudunuzda sonradan bir leke oluştuysa, diğer benlerinize şeklen benzemeyen, farklı görünen bir ben oluştuysa tehlike artmış demektir.

Cildi yaşlanma ve deri kanseri oluşumu açısından olumsuz etkileyen şeylerden biri güneş ışınlarıdır. Güneş ışınlarına maruz kalma, güneş yanığı ve bronzlaşma sonrası deride hücresel düzeyde hasarlar oluşabilmektedir. Cildin zararlı ışınlara maruz kalmasıyla birlikte ilerleyen zamanlarda benlerin üzerinde veya daha önce ben bulunmayan sağlam deride kötü huylu bir tümör olan malignmelanom görülebilmektedir.

Bir tür deri kanseri olan malignmelanom, yüzde 70 sağlam deri bölgelerinde, yüzde 30 ise önceden var olan ben üzerinde görülmektedir.

Dermatolog Uzm.Dr.Ayşegül Güney

A-B-C-D KRİTERLERİ

Biz dermatologlar benleri değerlendirirken standart A, B, C, D kriterlerini göz önünde bulunduruyoruz. Nedir bu kriterler?

Asimetry (Asimetri)

: Simetrik olmayan asimetrik yapıdaki benler risklidir. Benin simetrik olması; yani benin üstüne ortadan bir çizgi çekildiğinde her iki yanında da aynı görünümde olması gerekmektedir.

Border (Kenar)

: Cildinizde bulunan benin kenarları düzenli olmalı. Eğer bir düzensizlik varsa zamanla kötüleşme riski gösterebilir.

Color (Renk)

: Beninizin rengi aynı tonda ve kademeli şekilde rengin değiştiği tonlarda olmalıdır. Bir yerde koyu kahverengi, diğer yerde açık kahverengi veya pembe gibi renk tonu geçişlerinin keski olması riski arttırır.

Diametre (Çap)

: Benin büyüklüğü risk açısından belirleyicidir. Çap 5 mm’yi geçiyorsa dikkatli olmak gerekir.

Kimler tehdit altındadır?

En tehlikeli risk grubundaki insanlar, açık tenli ve açık göz rengine sahip kişilerdir. Ailesinde cilt kanseri görülen, çocukluğunda ve yaşamı boyunca zararlı ışınlara daha çok maruz kalmış, organ nakli geçiren veya çok beni bulunan insanlarda deri kanseri daha fazla görülmektedir.

Hangi aralıklarla doktora gitmeli?

Benlerdeki renk ve şekil değişiklikleri karşısında hassas olunmalı ve şüphelenilen durumlarda bir Dermatoloji Uzmanına muayene olunmalıdır. Uzman doktor tarafından dermoskopi yöntemi ile benler incelenir. Kötü huylu değişimlerden şüphelenildiğinde o ben alınarak patolojik incelemeye gönderilir. Ben almayı gerektirecek düzeyde bir değişim yok ise hasta takibe alınabilir. Takipler sırasında belli aralıklarla dermoskopik muayene uygulanır. Muayeneler sırasında görüntüler kayıt altına alınarak ilerleyen süreçte muayene bulguları karşılaştırılabilir. Bu şekilde ben haritası çıkarılan ve takibe alınan hastada ilerleyen süreçteki ben değişimleri daha kolay saptanabilir. Bu takipler Dermatoloji Uzman Doktorunuzun uygun göreceği aralıklarla yapılabilir. Ben değişimleri açısından riskli kişilerin özellikle yaz mevsimi öncesinde mayıs-haziran gibi muayene olmaları uygundur. Çünkü bronzlaşma hastanın vücudunda değişmeye başlamış veya yeni oluşmuş bir beni farketmesini engelleyebilir, bu da doktora başvuruyu ve tanıyı geciktirebilir.

Güneşlenmek mi solaryum mu?

Risk grubundaki kişilerin doğrudan güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmamaları gerekir. Güneş maruziyeti ile derimiz bronzlaşarak zararlı ışınlardan kendini korumaktadır. Bronzlaşmak bir savunma mekanizmasıdır. Bronzlaşma derecesi kişinin deri tipi ile değişiklik gösterir. Çok açık ten rengine sahip Deri Tipi 1 ve 2 olan kişiler hiç bronzlaşmayabilir. Deri Tipi 3 olanların bronzlaşması zaman alırken Deri Tipi 4 ve 5 kolaylıkla, kısa sürede bronzlaşır. Dolayısı ile koyu ten rengine sahip kişiler güneş ışıklarının zararlı etkilerine daha dayanıklıyken açık tenliler daha duyarlıdır. Uzun süre güneş maruziyeti nedeni ile UV radyasyon etkisinde kalan derimizdeki hücrelerde kalıcı DNA hasarları oluşabilir. Bu hücre hasarları da deri kanseri oluşumunu tetikleyebilir. Dolayısı ile kontrolsüz güneşlenme ve solaryum ile bronzlaşmaktan kaçınmak gerekir. Solaryum da kontrolsüz güneşlenme de derimizi yaşlandırır ve deri kanseri oluşma riskini arttırır.

Bu nedenlerle özellikle deri kanseri açısından riskli grupta yer alan açık tenli olup çok sayıda beni olan, ailesinde deri kanseri öyküsü olan, çocukluğunda güneş yanığı geçiren, immünsüpresyonu olan, yeni ben oluşumu ve eski benlerinde kısa zamanda hızlı değişim gözlemleyen kişilerin belli periyotlarla Dermatoloji Uzmanına başvurarak muayene olması ve aşırı güneş maruziyetinden ve solaryumdan kaçınması uygun olacaktır.